top of page

Endişe ve Kaygı Üzerine

Güncelleme tarihi: 16 Nis 2020


Son günlerde tüm dünyayı etkisi altına alan ve yaşamı temelinden etkileyen korona virüs sebebi ile kaygı, belki de şu sıra en haşır neşir olduğumuz duygularımızdan biri. Yoğunluğu, sıklığı, şiddeti ve pek çok unsuruyla kafalarda karmaşaya yol açıp acaba bir hastalığın işareti mi şeklinde düşünmemize ve daha da bu duygunun içine çekilmemize neden olan bu kavram, zaman zaman aynı anlamda olduğu düşünülerek endişe kavramı ile karıştırılır. Aslında ‘kaygı’ ve ‘endişe’ kavramları birbirine yakın anlamlı olsa da zihinde ve bedende oluşum hali bakımından farklıdır. Endişe; belirli ve olumsuz bir duruma karşı zihnimizde bu duruma ilişkin olumsuz düşüncelerin yoğunlaşması halidir. Bir konu ile ilgili endişelendiğimizde aslında zihnimizde düşünsel/bilişsel boyutta bir durum oluşur. Endişe, kaygıdan farklı olarak düşünsel boyutta taşıdığımız bir durum olduğu için, bedenimizde kaygının oluşturduğu gibi belirtilere neden olmaz. Belirli bir konu ile ilişkili olduğundan endişe, kaygıya nazaran daha kısa sürelidir ve kişinin yaşamını tümden etkisi altına almaz, günlük yaşamını ve akışını bozmaz. Endişe çoğunlukla ‘gerçekçi’ olumsuz düşünceler, sonucu belirli olmayan ya da iyi sonuçlanmayacağı anlaşılan durumlar karşısında ortaya çıkar. Örneğin; bir sınav oldunuz ve sınavınız kötü geçti; 10 sorudan 2’sini yanıtlayabildiniz. Sizi çalıştıran arkadaşınız/hocanız ile bir araya gelmekten çekiniyorsunuz çünkü sizi çalıştırmak için yapmak istediği bir şeyden vazgeçti ve programını size göre düzenledi. Bu kişinin sonucu öğrendiğinde size kızacağını düşünüyorsanız, endişelisiniz. Ancak tüm soruları yanıtladınız, ‘ya hepsi/büyük bir kısmı yanlış çıkarsa ve arkadaşım/hocam bana kızarsa ve benimle ilişkisini bitirirse’ diye düşünüyorsanız, kaygılısınız. Buradaki fark, kaygının aslında gerçekleşeceği belirli olmayan bir duruma ilişkin ortaya çıkmasıdır. Çünkü aslında sınavdaki tüm soruları yanıtladınız ve “ya hepsi yanlış çıkarsa” belirli olmayan ve gerçekçiliği tartışılabilir bir düşüncedir. Geçmiş yıllarda yapılan araştırmalarda ya da yazılan makalelerde endişe ve kaygının birbirinden farklı olmadığına; endişenin, kaygının bir yan unsuru olduğuna ilişkin yorumlar ile karşılaşabiliriz. O’Neill (1985) bu durumu, kaygı ve endişe arasında bir fark yoktur, endişe kaygının bilişsel bir belirtisidir şeklinde açıklamıştır. Öyle anlaşılıyor ki bu tarz açıklamalar yıllar içerisinde anlam karmaşasına yol açmıştır ve günümüzde hala aynı kavram olarak ele alındığı görülmektedir. Endişe ve kaygıyı ayırt edebileceğimiz önemli noktalardan biri de; endişenin aslında problem çözmeye yardımcı olduğudur. Problemli bir durum ile karşı karşıya kaldığımızda zihnimizde oluşan endişe, bu durumu detaylıca düşündürmeye yönelttiği için çözüm aramaya da aynı ölçüde yöneliyor oluruz. Çünkü zihin, bu olumsuz-problemli durum içerisinde bir sürü olasılığın provasını yapar, bu durumun çözümüne ilişkin bilgi arayışına yönelir ve sonucunda kişiyi çözüme ulaştırır. Bu bakımdan değerlendirildiğinde endişe, çözüm için problem odaklı bir baş etme mekanizması halini alır. Ancak böyle bir durum karşısında kaygı duyduğumuzda bizi olağan gerçeklikten uzaklaştıracağı için pek çok yoğun düşünce ve duyguya kapılırız, çözüme ulaşmak imkansızlaşır ve giderek çözümden uzaklaştığımız bir döngünün içine gireriz. Kaygı, bedende yeri olan bir durumdur. Kaygılandığımız durum karşısında zihnimizde yalnızca gerçekçi olmayan düşünceler ve sözcükler oluşmaz aynı zamanda o duruma ilişkin gerçekçi olmayan imgeler de eşlik eder. Görselliğin (imgelerin) de eşlik ettiği bu durum karşısında bedenimiz tepki gösterir; kalp atışımız hızlanabilir, ellerimiz terleyebilir, başımız dönebilir, nefes alıp vermek zorlaşabilir. Bazen bu tepkileri bir arada görebilirken bazen de yalnızca birini görebiliriz. Kaygı fizyolojiktir ve beden ile beyni iletişim halinde tutar. Kaygının esas amacı bizi tehlikelere karşı korumak, savunmak ve hayatta kalmamızı sağlamaktır. Bir tehlike karşısında kaygı duyduğumuzda bedenimizi alarm haline geçirir. Hayatta kalabilmek adına bir seçim yapmaya yöneltir; durum karşısında savaşmak, kaçmak veya donmak gibi. Hiç kaygı duymadığımızda bedenimiz tehlike karşısında alarma geçemez ve hayatta kalmamız için bir seçim yapamıyor oluruz. Ancak tehlikeli durum karşısında duyulduğunda işe yarayan kaygı, durumlar özelinde şekillenemediğinde bizi zora sokabilir. Endişeye nazaran daha uzun sürer ve bir konunun içindeki başlıktan ziyade bütünen konuya dair oluşur. Örneğin yolculuk; yolculuk öncesi yalnızca uçağı kaçırma fikri bir endişe iken, tüm yolcuğa ilişkin oluşan olumsuz duyguların –“ya şöyle olursa, ya ... olursa” düşüncelerin bütününe kaygı diyebiliriz. Toparlamak gerekirse, birbirlerine yakın olan bu iki kavramın bazı önemli farklılıklarını şöyle özetleyebiliriz: Endişe belirli bir konu üzerine oluşurken, kaygı daha genel bir konuda olur. Endişe belirli bir konu üzerine oluştuğundan daha kısa sürerken, kaygı daha uzun soluklu görülür. Endişe zihindeki olumsuz düşüncelerle oluşurken, kaygıya olumsuz imgeler de eşlik eder. Endişe zihinde, kaygı zihin ve bedende oluşur. Endişe problem çözmeye yöneltirken, yoğun kaygı bizi işlevsiz kılar. Sonuç olarak bu iki durumun da aslında dozu oldukça önemlidir. Hiç kaygı duymuyor olsak, bir tehlike anında bedenimiz bizi alarma geçirmeyeceğinden hayatta kalmamız imkansızlaşır. Hiç endişelenmesek oluşan problemleri çözebilmek için farklı yollar deneyimlemek adına arayışa geçmeyebiliriz ve hep aynı yolları kullanarak bazen farklı problemlerin çözümlerine ulaşamayabiliriz. Referanslar 10 crucial differences between worry and anxiety. (2016, March 14). Psychology Today. https://www.psychologytoday.com/us/blog/the-squeaky- wheel/201603/10- crucial-differences-between-worry-and-anxiety

Davey, G. C., Hampton, J., Farrell, J., & Davidson, S. (1992). Some characteristics of worrying: Evidence for worrying and anxiety as separate constructs. Personality and Individual Differences, 13(2), 133-147.

Stöber, J., & Joormann, J. (2001). Worry, procrastination, and perfectionism: Differentiating amount of worry, pathological worry, anxiety, and depression. Cognitive Therapy and Research, 25(1), 49-60

The difference between worry, stress and anxiety. (2020, February 26). The New York Times - Breaking News, World News & Multimedia. https://www.nytimes.com/2020/02/26/smarter-living/the- difference-between-worry-stress-and-anxiety.html


Comentarios


bottom of page